Hizmetlerimiz
(002) 0121-2843-661
Compliance (Uyum)
Sınırtaş Compliance, yaptırım uyumu ve listeleme süreçlerinde danışmanlık verir. İstanbul merkezlidir; Washington DC ve Yeni Delhi’de iletişim noktaları ve yerel danışman ağı üzerinden çalışır.
Sorun
Yaptırım riski çoğu şirkete hukuki bir mesele olarak değil, bir ödemenin dönmesiyle ulaşır. Türkiye’de faaliyet gösteren bir şirket için ABD, AB ve Birleşik Krallık programlarına maruz kalmak öncelikle bir Türk hukuku meselesi değildir: risk bankacılık sistemi üzerinden, karşı taraflar, sigortacılar ve klas kuruluşları üzerinden ve şirketin imzaladığı sözleşmeler üzerinden gelir. Bir işlem Türkiye’de tamamen hukuka uygun olabilir ve yine de bankadan geçmesi mümkün olmayabilir.
Uyum Programı Kurulumu → Yazılı politika ve prosedürler, tarama akışı, sorumluluk dağılımı, kayıt saklama, iç kontrol.
Karşı Taraf ve Üçüncü Taraf İncelemesi → Gerçek lehtar tespiti, %50 kuralı kapsamında dolaylı sahiplik hesabı, gemi ve armatör taraması.
İşlem Öncesi Değerlendirme → Planlanan alım, satım, navlun sözleşmesi veya ödeme kanalının işlem kurulmadan önce değerlendirilmesi.
İhracat Kontrolü → Çift kullanımlı ürün ve teknoloji sınıflandırması, son kullanıcı beyanları, yeniden ihracat riski.
Yaklaşım
Bir uyum programı bir belge değildir. Belirleyici olan işleyip işlemediğidir: ödeme çıkmadan tarama gerçekten yapılıyor mu, istisna kayda geçiyor mu, kararın sahibi belli mi. Programlar belgelenebilir olacak şekilde kurulur, çünkü sonradan incelenen şey belgedir.
Konum
İstanbul · Washington DC iletişim noktası · Yeni Delhi iletişim noktası
Yapı
Sınırtaş Compliance bir danışmanlık markasıdır. Hukuki hizmetler — listeleme sonrası temsil, yeniden değerlendirme ve lisans başvuruları dâhil — Sınırtaş & Partners tarafından verilir.
1. Uyum Programı Kurulumu
Bir uyum programı, şirketin yaptırım riskini kendi işleyişi içinde yönetmesini sağlayan yazılı düzendir. Değeri, kâğıt üzerindeki kapsamından değil, günlük işleyişte gerçekten çalışmasından gelir.
Sorun
Çoğu programda üç açık aynı yerde bulunur.
Program işlemez. Yazılı prosedür vardır, ama ödeme çıkmadan önce tarama fiilen yapılmaz; tarama yapılsa d sonucu kaydedilmez.
Sorumluluk dağınıktır. Bir işlem hakkında kararı kimin verdiği belli değildir. İnceleme anında bu, en zor cevaplanan sorudur.
İstisna kayda geçmez. Bir tarama uyarısı temizlendiğinde bunun neden temizlendiği yazılmaz. Aylar sonra kararın gerekçesi kimsede yoktur.
Nasıl çözülüyor
Yazılı politika ve prosedürler — kurumun kendi işlem tiplerine göre; genel şablon değil.
Tarama akışı — taramanın hangi anda, hangi listeye karşı ve kim tarafından yapıldığının belirlenmesi.
Sorumluluk dağılımı — her karar noktasının bir sahibinin olması.
Kayıt saklama düzeni — hangi kaydın ne kadar süreyle tutulacağı.
İç kontrol ve periyodik gözden geçirme — programın kendi işleyişinin denetlenmesi.
İlk temas
Kurumun işlem tipleri ve tipik karşı tarafları · ödeme kanalları ve bankaları · mevcut tarama aracı varsa hangisi ·şu anda taramayı kimin yaptığı · mevcut yazılı prosedürler · son bir yılda karşılaşılan uyarı ve blokajlar · kayıt saklama süresi.
Yaklaşım
Program, kurumun gerçek işleyişinin üzerine kurulur. Başka bir şirketten alınmış bir prosedür seti, ilk incelemede işlemediği anlaşılan bir belgedir ve sahibine yarar değil zarar verir.
Programlar belgelenebilir olacak şekilde kurulur. İnceleme anında sorulan soru “programınız var mı” değil, “şu işlemde ne yaptınız ve kim karar verdi”dir.
Bu başlığın ayrı bir ağırlığı daha vardır: yeniden değerlendirme başvurularında “koşullarda esaslı değişiklik” gerekçesi, fiilen kurulmuş ve işletilen bir uyum programını gerektirir. Yazılı bir taahhüt tek başına karşılık bulmaz.
Program nasıl kuruluyor
Tespit — mevcut işleyişin ve açıkların çıkarılması.
Kurulum — prosedürlerin, tarama akışının ve sorumluluk dağılımının yazılması.
İşletme — kayıt düzeninin çalıştırılması, periyodik gözden geçirme.
2. Karşı Taraf ve Üçüncü Taraf İncelemesi
Yaptırım riski çoğu zaman doğrudan listelenmiş bir tarafla değil, ona bağlı veya onun üzerinden işleyen bir yapıyla temas ederek doğar. İnceleme, karşı tarafın listede olup olmadığından fazlasını sorar.
Sorun
İsim eşleştirmesi tek başına yetmez. Harf çevirisi farklılıkları, takma adlar, adı ve bayrağı değişen gemiler, aracılar ve yeniden faturalandırma yapıları — bunların hiçbiri liste taramasında görünmez.
%50 kuralı gözden kaçar. Doğrudan veya dolaylı olarak yüzde elli veya daha fazlası bir veya birden fazla bloke kişiye ait olan bir tüzel kişi, listede görünmese de kendisi blokelidir. Birden fazla bloke ortağın payı toplanır. Bu, taramada en sık atlanan hükümdür; çünkü isim eşleştirmesi değil sahiplik analizi gerektirir.
Tek listeye bakılır. Bir taraf bir rejim tarafından listeden çıkarılmış olabilir ve ikinci bir otorite tarafından listede tutuluyor olabilir.
Nasıl çözülüyor
Gerçek lehtarın tespiti — ortaklık zincirinin sonuna kadar izlenmesi.
Dolaylı sahiplik hesabı — %50 kuralı kapsamında, birden fazla bloke ortağın payının toplanması dâhil.
Gemi, armatör ve işletmeci taraması — kayıtlı sahip, işletmeci ve gerçek lehtarın ayrı ayrı incelenmesi.
Liman ve rota analizi — geminin geçmiş hareketleri ve uğradığı limanlar.
Aracı ve yeniden faturalandırma yapılarının tespiti.
İlk temas
Karşı tarafın tam unvanı, ülkesi ve ticaret sicil bilgisi · biliniyorsa ortaklık yapısı · işlemin niteliği ve tutarı ödeme kanalı · denizcilik işlemlerinde gemi adı, IMO numarası ve bayrağı · zincirdeki aracılar. IMO numarası gemi dosyalarında belirleyicidir; ad ve bayrak değişir, IMO numarası değişmez.
Yaklaşım
İncelemenin çıktısı bir “temiz” damgası değil, kayda geçmiş bir değerlendirmedir. Bir uyarının neden temizlendiği, hangi bilgiye dayanıldığı ve kararın kim tarafından verildiği yazılır — sonradan incelenen şey budur. Sahiplik bilgisinin ulaşılamadığı hâllerde bu da kayda geçer. Bilinmeyen bir şeyi bilinmiş gibi göstermek, incelemede en pahalı hatadır.
İnceleme nasıl kuruluyor
Tespit — taraf, zincir ve gerçek lehtar.
Kurulum — incelemenin hangi kaynaklara dayandığının belirlenmesi.
İşletme — sonucun kayda geçirilmesi ve periyodik yenilenmesi.
3. İşlem Öncesi Değerlendirme
Planlanan bir alım, satım, navlun sözleşmesi veya ödeme kanalının ilgili rejimler karşısındaki durumunun, işlem kurulmadan önce tespiti.
Sorun
Değerlendirme çoğu zaman işlem kurulduktan sonra istenir. O aşamada seçenekler daralmıştır: sözleşme imzalanmış, gemi yüklenmiş, akreditif açılmıştır.
İkinci sorun, sorunun yanlış sorulmasıdır. “Bu işlem yasak mı” sorusunun cevabı çoğu zaman hayırdır ve yanıltıcıdır. Sorulması gereken, işlemin hangi yetkiye dayandığı ve o yetki geri alınırsa ne olacağıdır.
Nasıl çözülüyor
İşlemin yapısının çıkarılması · taraflarının ve gerçek lehtarlarının incelenmesi · malın veya hizmetin niteliğinin değerlendirilmesi · ödeme kanalının ve muhabir zincirin taranması · işlemin temas ettiği her rejimin ayrı ayrı değerlendirilmesi · dayanılan yetkinin tespiti ve süresinin işlem takvimiyle karşılaştırılması.
İlk temas
İşlemin türü ve tarafları · malın veya hizmetin tanımı · sevkiyat güzergâhı · ödeme kanalı ve para birimi · işlemin takvimi · varsa sözleşme taslağı ve yaptırım klozu. Sözleşme taslağı erken gelirse değerlendirme sonuca değil metne dönüşebilir — asıl değeri buradadır.
Yaklaşım
Değerlendirme üç soruya cevap verir: işlem hangi rejimlere temas ediyor · hangi yetkiye dayanıyor · o yetki geri alınırsa taraflar nerede kalıyor.
Üçüncüsü sözleşme meselesidir ve çoğu zaman atlanır. Akreditif vadesi, sefer süresi veya ödeme takvimi bir lisans süresini aşıyorsa, yetkinin iptali hâlinde tarafların durumu sözleşmede önceden düzenlenmelidir.
Bir işlemin bir rejimde yetkilendirilmiş, diğerinde yasak olması olağandır. Tek listeye veya tek sağlayıcının birleşik verisine karşı yapılan tarama, asıl soruyu cevaplamaz.
Değerlendirme nasıl kuruluyor
Tespit — işlem yapısı ve temas ettiği rejimler.
Kurulum — dayanılacak yetkinin ve sözleşmesel korumanın belirlenmesi
İşletme — kararın ve gerekçesinin kayda geçirilmesi.
4. İhracat Kontrolü
İhracat kontrolü yaptırım rejimlerinden ayrı bir düzendir ve ayrı sorular sorar: malın ne olduğu, nereye gittiği, kimin kullanacağı ve ne için kullanılacağı.
Sorun
Sınıflandırma atlanır. Bir ürünün çift kullanımlı sayılıp sayılmadığı ticari tanımından değil teknik özelliklerinden belirlenir. Sıradan görünen bir bileşen listeye girebilir.
Son kullanıcı beyanı biçimsel alınır. Beyanın alınmış olması yeterli değildir; beyanın içeriğiyle çelişen bir olgu varsa beyan koruma sağlamaz.
Yeniden ihracat riski görülmez. Malın Türkiye’den çıkışı hikâyenin sonu değildir. Birden fazla ülkeden geçen mallarda, çıkış ülkesindeki kontrol rejimi mal el değiştirdikten sonra da uygulanabilir.
Nasıl çözülüyor
Çift kullanımlı ürün ve teknoloji sınıflandırması · son kullanıcı ve son kullanım incelemesi · beyanların alınması ve tutarlılığının denetlenmesi · yeniden ihracat riskinin değerlendirilmesi · birden fazla ülkeden geçen mallarda hangi rejimin uygulanacağının tespiti.
İlk temas
Ürünün teknik özellikleri ve varsa üretici sınıflandırması · menşe ülkesi · alıcı ve son kullanıcı · varış ülkesi ve güzergâh · beyan edilen kullanım amacı · ürünün içindeki yabancı menşeli bileşenlerin oranı. Son madde çoğu dosyada belirleyicidir.
Yaklaşım
Sınıflandırma önce yapılır. Bir ürünün kontrol listesindeki yeri belirlenmeden yapılan her değerlendirme varsayıma dayanır. Beyanla çelişen olgu varsa — alıcının faaliyet alanı beyan edilen kullanımla uyuşmuyorsa, sipariş miktarı beyan edilen amaçla orantısızsa, teslimat adresi alıcının bilinen adresinden farklıysa — beyan koruma sağlamaz. Bu olgular kayda geçer ve değerlendirilir.
Kontrol nasıl kuruluyor
Tespit — ürünün sınıflandırılması ve zincirin çıkarılması.
Kurulum — beyan ve belge düzeninin kurulması.
İşletme — tutarlılık denetiminin işletilmesi ve kayda geçirilmesi
İlgili yayınlar · Kapanış: Bu sayfadaki bilgiler genel nitelikte olup hukuki görüş teşkil etmez.


